Lisans eğitimi alırken nerede ise her öğrencinin aklının bir köşesinde bilimsel niteliği olan kariyer yapma düşsel yatar. Bu hayal çoğunlukla akademisyenlerin oldukça rahat görünen günlük mesailerinin öteki iş kollarıyla karşılaştırılması sonucu oluşur. Ek olarak talebe, analitik ve eleştirel yetiler kazanmışsa toplumsal bilimler alanında bir sav yazarak literatüre niçin katkıda bulunmaması icap ettiğini de sorgular.

‘Yüksek lisans tezi iyi mi yazılır’ sorusundan ilkin toplumsal bilimler hakkında birazcık informasyon vermek gerekir. Kabul gören anlayışa nazaran günümüzde siyasal bilimler, internasyonal ilişkiler, psikoloji, tarih, sanat zamanı, dil, arkeoloji ve insanbilim benzer biçimde bölümlerden oluşabilir. Bu bölümlerden bir lisans derecesine sahipseniz yüksek lisans düşsel kurmaya başlayabilirsiniz anlama gelir.

Karar aşaması ve finansman sorunları

‘Niçin yüksek lisans yapmak isterim’ sorusu karar aşamasında son aşama belirleyicidir. Kişisel olarak tanıklık ettiğim bir yüksek lisans dersi esnasında dersten görevli akademisyen, öğrencilere buraya para kazanmak için gelip gelmediklerini sormuştu. Öğrencilerin bir çok para kazanma isteklerini dile getirince akademisyen, bu işten (iyi) para kazanılamayacağını, para kazanmak isteyenlerin bir meslek branşında uzmanlaşmasının daha iyi olacağını ifade etmişti.

Bernard Lewis hakkında okuduğum bir kitapta başka bir karşılıklı diyalog anımsıyorum. Arapça’yı son aşama iyi bilen Lewis, lisansüstü emek harcamalar için kendisine gelen Arap öğrencilere niçin bu şekilde bir işe kalkıştıklarını sormuş, öğrenciler ise memleketlerine hizmet etmek için bu şekilde bir karar verdiklerini ifade etmişti.

Askerliğini erteleme ettirmek isteyen adam öğrencileri hariç tutarsak, karar aşamasında sizi motive edebilecek üç mühim unsurun var olduğu görülüyor. Para kazanmak, ülke çıkarlarına hizmet etmek ve bunların haricinde gelişen bilimsel niteliği olan kariyere haiz olma tutkusu.

Üçüncü bahsi birazcık daha açmak isterim. Belirli bir araştırmaya dayanak göstermeden günümüzde pek oldukca insanoğlunun dijital dünyada aslına bakarsak bir iz bırakmak istediğini düşünüyorum. Yaşamını kaybese de başkaları tarafınca kolaylıkla erişilebilen bir yazı, bir fotoğraf yada bir görüntü bırakmak. Adeta ölümsüzlüğe umar bulamayan insanoğlunun bir avuntusu benzer biçimde.

Benim tercihim başlangıçta üçüncüsünden yana olmuştu. Sonrasında ikincisini benimsedim. Son olarak birinci tutkuya kadar geriledim. Para kazanma tutkusuyla bilimsel niteliği olan kariyer yapmak bir çok süre hayal kırıcı sonuçlar doğurur. Sadece bazı insanoğlu bu tutkuyla hareket ederek son aşama başarı göstermiş çalışmalara imza atabilir. Mevzumuza dönelim.

Yüksek lisans öncesi hazırlık aşaması

Yukarıda zikredilen bölümlerde bir bilimsel niteliği olan araştırma yapma hevesiniz var ise ve dört yıl devam eden lisans eğitiminiz esnasında belirli kabiliyetler kazandıysanız yüksek lisans tezi yazma mevzusunda önünüzde küçük pürüzler hariç hiçbir mesele görünmüyor anlama gelir.

Gelin bu küçük pürüzleri birazcık daha açalım. İlk olarak hangi toplumsal bilimler alanında yüksek lisans tezi yazmaya başlayacağınıza karar vermeniz gerekiyor. İlla mezun olduğunuz bölümde yüksek lisans yapacaksınız diye bir kural yok, kendinize başka bir bölüm de seçebilirsiniz. Sadece bu sonucu verdiğinizde seçtiğiniz bölümle ilgili temel okumalar yapmayı, literatüre hakim olmayı göze almalısınız. Zira bilmediğiniz bir alana yöneliyorsunuz ve bunun size birazcık süre (minimum 6 ay) kaybettireceğini bilmeniz gerekiyor.

Oluşabilecek öteki küçük pürüzler içinde bilimsel niteliği olan lisans not averajınızın düşüklüğü ve ALES ile dil imtihanlarından (Yökdil, YDS) kafi puanı elde edememeniz yer alabilir. Lisans okurken yüksek lisans yapmayı kafasına koyan bir talebe haliyle not ortalamasını yüksek tutması icap ettiğini bilir. Zira bu averaj, yüksek lisans yada doktora kabulünden asistanlığa kadar (araştırma görevlisi) nerede ise her alanda öğrencinin karşısına çıkabilir. Dolayısıyla evvel hazırlıklı olmayı dikkatsizlik etmemelisiniz.

Kendinize bir üniversite bulun

Yüksek lisans halletmeye karar verdiniz. Sınavlara girerek puanları cebinize koydunuz. Şimdi yapmanız gereken kendinize bir üniversite bulmak. Bir çok talebe üniversiteyi bitirdikten sonrasında memleketine geri dönebilir yada okumuş olduğu yerde kalmayı sürdürebilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, öğrencinin yüksek lisans tezi yazmak istediği üniversitenin şartlarını karşılıyor olması. Mesela bilimsel niteliği olan not averajı 4’lük sistem üstünden ve 2,75 üstü olmalı, ALES’ten minimum 70 küsür (değişim izah edebilir) bir puan almış olması, dil sınavından 60’ın üstünde bir puan (değişim izah edebilir) almış olması vb. şekilde sıralanabilir.

Kendinize bir danışman edinin

Yüksek lisans yapacağınız üniversitede akademisyen ekibini tanıyor olmanız sizin için bir avantaj olacaktır. Bununla beraber kütüphanesi varlıklı bir üniversite sizin işinizi kolaylaştıracak ve gereken kaynakları temin etmenizi elde edecektir. Bununla birlikte tercih edeceğiniz danışmanı (İngilizce’de buna supervisor denir) belirlemeniz yüksek lisans tezi öncesi son aşama tehlikeli sonuç bir karardır.

Danışmanlar aslına bakarsak öğrencilere ders veren, çeşitli unvanlara haiz olan (doçent yada profesör benzer biçimde) akademisyenlerin kendisidir. Akademisyenler size danışmanlık hizmeti verirken üniversite, onlara aylık ilave bir ücret öder. Dolayısıyla akademisyenlerin informasyon ve tecrübesinden faydalanmanız sizin en organik hakkınızdır.

Danışman seçiminin niçin tehlikeli sonuç bulunduğunu kişisel bir örnekle şu şekilde açıklayabilirim: Ders döneminde (bu, çoğu zaman bir yıl sürer) kendisinden son aşama istifade ettiğim danışmanımla yüksek lisans tezi yazarken verimli çalışamamıştım. Evime 150 km uzaklıktaki bir üniversiteye gidiyordum ve bundan önceki yıl haftada üç gün bir araya gelirken sav döneminde ayda bir kez bir araya gelebiliyorduk. Akademisyenlere oldukca fazla yük yüklendiği için kimi zaman lisansüstü öğrencilerini dikkatsizlik edebiliyorlar. Burada öğrencinin öğrenme çabası ve danışmanıyla kuracağı ikili ilişkiler bir proje üstünde çalışırken ortaya çıkabilecek sorunların süratli bir halde giderilmesine katkıda bulunacaktır. Ben bu mevzuda başarı göstermiş olamasam da öğrencilere tezlerini Google Dökümanlar hizmeti üstünden sav yazmalarını tavsiye edebilirim. Danışmanınızla paylaşacağınız sav dosyasına her iki taraf da oldukca süratli bir halde müdahale edebilir.

Çalışabileceğiniz bir mevzu seçin

Çalışabileceğiniz mevzunun ne işe yaradığını şerh edelim: Yüksek lisans aslına bakarsak sizin akademisyen olma yolunda sabrınızı kontrol edebileceğiniz bir dönemdir. Oldukca ciddi mevzulara girmemeniz, literatüre katkıda bulunma niyetinde olmanız, filolojik yeterliliğinizi göz önünde bulundurmanız son aşama önemlidir. Çalışamayacağınız bir mevzu belirli bir süreden sonrasında sizi bıktırma raddesine getirebilir, dolayısıyla aylar devam eden emekleriniz aniden yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Yetenekleriniz bilincinde olmanız ve bu doğrultuda bir mevzu seçmeniz tavsiye olunur. Mevzu seçerken danışmanınızdan yardım alabilirsiniz, sadece onlar çoğu zaman öğrencilerin sav yazacakları mevzuyu kendilerinin belirlemesini ister. Bu paragrafı güzel bir Yunus Emre şiiriyle kapatabiliriz: “İlim ilim bilmektir, İlim kendin bilmektir, Sen kendini bilmezsin, Ya nice okumaktır”

İntihalden kaçının, literatüre katkıda bulunmayı hedefleyin

İntihal, başka bir kişinin yapmış olduğu çalışmada kullandığı cümlelerin yada vardığı sonuçların aşırılarak kullanılması ve size aitmiş benzer biçimde gösterilmesi durumudur. Üniversitelerde kabul gören etik tutumla bağdaşmaz ve hoş karşılanmaz.

Yaptığınız araştırma örneksiz olmalı ve size ilişik değerlendirmelerden oluşmalıdır. Daha ilkin kanıtlama edilen bir düşünceyi yada görüşü tekrardan kanıtlamak için çaba göstermeyin. Bunu bilmeyerek yapmış olursanız, bu durum literatüre aşinalığınız mevzusundaki eksikliğinizi ortaya çıkaracaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir